Saksıdaki petunya, ölmek üzereyken "ah hayır, yine mi" demekten kendini alamayan bir çiçektir. Kendisini Douglas Adams'ın sayfalarında, bir türlü ölmek bilmeyen ruhunuysa satırlarımda bulabilirsiniz.

KIYAS



Denizin uzaklardan getirdiği yabancı, anlamsız bir şeydim ben de, sevgili Melih Cevdet Anday
Şimdi karaya çıktım.
Bu kara benim karam mıdır?
Bu kara kimin karasıdır?
Karalar kimsesiz ama yassıdır.


Ardına dönüp bakma derler, ardında deniz olsa da.
Yüzünü çevir kelimesiz toprağa
Ağzını kapa
Kervanlar karnavallardan yaşlıdır.


Orpheus'un sabrı hangimizde vardır?
Bilinmeyenin meltemi hangimizi ayartmaz?
Kim güvenmiştir tanrısına 
 ve yürümüştür bakmadan ardına
  kendine ait olandan uzaklaşmayacağına kuşku duymadan?
Koyunlar korku dolu ve yaslıdır.


Tanrı Anadoluyu çocukluk günlerinde yaratmadı.
Kimse ve ama özellikle Cemal Süreya 
 sevmek için başka neden aramasın diye
  biz köylüleri çocuk bıraktı.
Kırsalın kemik yaşı süt koksa da yatsıdır.








Hanne Geyik

Yazarak düşünüyorum.

Yorum Gönder